Anaokuluna giden hemen her çocuğun annesidir. Çocuğunun sanata yönelmesini isterler. İyi bir sanatçı olsun isterler fakat amaç "Sanat, sanat içindir" anlayışı değil "Sanat, para içindir" anlayışıdır. Bu yüzden çocuklar eğitim öğretim sonunda saçma sapan bir yerlerde olurlar.
İlkokul annesi/babasıdır. Okula çocuğunun durumunu sormaya gelen veli tipidir. Ortalama her gün gelip öğretmene aynı şeyi sorarlar. "Hocam çocuğumun durumu nasıl?" her gün de bıkmadan aynı cevabı alır giderler.
Tipik lise ebeveyni düşüncesidir. Çocuğu eğer haylaz bi öğrenciyse mutlaka yılda 4-5 defa okul ziyaret edilir. Okula gidip gitmediğiniz sorulur çünkü artık işler değişmiştir. O "sanatçı olması" istenilen çocuk belki tornacı olacaktı...
Bu ise her üniversitelinin başına gelen bir olaydır. Gelmiyor diyen varsa yalancının tekidir. Çıksın benim başıma gelmesi desin. Gelmediyse getiririz orası ayrı.
Üniversitede karne verilmediği sorusuna 2-3 kere maruz kalırsınız. Hatta ilk seferinde "hadi ordan yalancı" gibi bir karşılıkta alabilirsiniz.




0 ne yazmışlar?:
Yorum Gönder